Türk-Alman Bilim Yılı kapsamında 19 ve 20 Mart 2015 tarihlerinde Bilkent Otel'de gerçekleştirilen çalıştaya kaynak verimliliği konularında çalışmalar yürüten kamu ve özel sektör temsilcileri; Organize Sanayi Bölgeleri, sektör birlikleri, kaynak verimliliği/temiz üretim konusunda finansman sunan Kalkınma Ajansları ile uluslararası kuruluşların temsilcileri katılım sağladılar.


an image

İki gün süren çalıştayın açılış konuşmaları Wuppertal İklim ve Çevre Enstitüsü'nden Dr. Holger Berg, Almanya Federal Cumhuriyeti Büyükelçiliği temsilcisi Feza İnan ve Bilim Sanayi Teknoloji Bakanlığı Verimlilik Genel Müdürü Anıl Yılmaz tarafından yapıldı. Dr. Holger Berg, kaynak verimliliğinin önemine değinerek, kaynak verimliliğinin refah ve çevre üzerindeki etkisinin çok büyük olduğunu ifade etti. Berg, konuşmasında kaynak verimliliğinin, işletmeler ve ekonomi için ise yük değil, tersine çok büyük bir fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Almanya için kaynak verimliliğinin rekabet avantajı sağladığını ve istihdam yarattığını da sözlerine ekledi. Almanya Federal Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği temsilcisi Feza İnan, Türk Alman Bilim Yılı kapsamında Türkiye'de gerçekleşen proje sayısının 120, çalıştay sayısının ise 200'ün üzerinde olduğunu belirterek, iki ülke arasında bilim yılı kapsamında oluşturulan işbirliğinin sürdürülmesini temenni ettiğini ifade etti. Verimlilik Genel Müdürü Anıl Yılmaz ise "Türk-Alman Araştırma, Eğitim ve İnovasyon Yılı" kapsamında bir yıl boyunca birçok etkinliğin düzenlendiğini, iki ülkenin üniversiteleri, işletmeleri ve araştırmacıları arasında önemli yeni ortaklıklar kurulduğunu belirtti. Almanya Federal Cumhuriyeti Eğitim ve Araştırma Bakanı Sayın Wanka'nın da bilim yılı kapanış seremonisinde ifade ettiği gibi bu işbirliğinin sürdürülmesi ve süreklilik arz etmesinin Türkiye tarafından da arzu edildiğini dile getirdi. Bu etkinliğin de kaynak verimliliği ve temiz üretim alanında ülkemizin uygulamalarına yön gösterici olacağını, benzeri ortaklıkların geleceğe dönük projelerle geliştirilmesini istediklerini sözlerine ekledi.
Çalıştay, Verimlilik Genel Müdürlüğü Program Uygulama ve Destekler Dairesi Başkan Vekili M. Hürol Mete'nin kaynak verimliliği konusunda Türkiye'de mevcut durum, VGM tarafından yürütülen faaliyetler ve bu alanda yapılması planlanan çalışmalara ilişkin sunumuyla devam etti. Mete'nin sunumunun ardından, TÜBİTAK MAM Çevre ve Temiz Üretim Enstitüsü'nden (ÇTÜE), Dr. Selma Ayaz Enstitü tarafından gerçekleştirilen etkinlik ve projeler, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan Nazan Özyürek ise Endüstriyel Emisyonlar Direktifi'nin İç Mevzuata Aktarılması konulu sunumlarını gerçekleştirdiler. Dr Holger Berg ise Almanya Kaynak Verimliliği Politikaları ve Stratejileri ile Almanya'nın Ulusal Verimlilik Yaklaşımları konularında iki sunum yaptı. Berg, ilk sunumunda Avrupa'nın kaynak verimliliği konusundaki strateji ve hedefleri ile Almanya'da 2012 yılından itibaren uygulanmaya başlanan ve kaynak verimliliğini 2020 yılına kadar ikiye katlamayı hedefleyen Alman Kaynak Verimliliği Programı'nın (Progress) strateji, hedefleri, kuralları ve uygulanması hakkında bilgiler sundu. Kaynak Verimliliği Ağları başlıklı ikinci sunumunda ise Dr. Berg, 2007 yılında sektörlerarası öğrenme ve bilgi platformu olarak kurulan Ulusal Kaynak Verimliliği Ağı'nın (Neress) görevleri ve işleyişi hakkında bilgi verdi. Kamu, özel sektör, eğitim/bilim, birlikler ile kurum ve kuruluşların 30 kadar temsilcisinin üyeliği ile oluşan Ağ'da kazanılan deneyimler, projeler, işbirliği alanları ve karşılaşılan zorluklar hakkında bilgiler sundu. Sunumların ardından Verimlilik Genel Müdürü Anıl Yılmaz tarafından panelistlere teşekkür belgeleri sunuldu.

Programın ikinci gününde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan Zerrin Leblebici "Tekstil Sektöründe Entegre Kirlilik Önleme ve Temiz Üretim"; Doğu Marmara Kalkınma Ajansı'ndan Ertuğrul Ayrancı "Temiz Üretim Mali Destek Programı"; Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı'ndan Merve Böğürcü "Kaynak Verimliliği Faaliyetleri ve Finansal Destekler"; Türkiye Sürdürülebilir Enerji Finansman Programı'ndan (TURSEFF) Mustafa Salman ise "Türkiye'de TURSEFF İşletim Modeli" başlıklı sunumlarını gerçekleştirdiler. Alman Verimlilik Ajansı'ndan -Effizienz-Agentur NRW (EFA)- Matthias Graf, "KOBİ'lerde Verimliliğin Artırılması" başlıklı sunumunda, EFA'nın çalışma alanları ve hizmetleri, kaynak verimliliği alanında kullanılan araç ve yöntemler, malzeme akış analizi konusunda geliştirilen PIUS - Check yöntemi ve bu kapsamda yürütülen projelerden örnekler sundu. Yeni Verimlilik - New Efficiency (NE) isimli kuruluştan Jochen Stiebel ise kaynak verimliliği kapsamında ana çalışma alanları olan pazarlama ve proje yönetimine ilişkin yürütülen faaliyetler konusunda bilgi verip, sanayi, toplu taşıma ve akıllı kentler konularında örnekler sundu.
Yapılan sunumların ve Almanya örnekleri ile deneyimlerinin ışığında katılımcılar, programın birinci gününde "Türkiye için Kaynak Verimliliği Ağı Tasarımı" ve "Türkiye Kaynak Verimliliği Ağı İçin Yol Haritası Oluşturulması" başlıklarıyla iki oturumda gerçekleştirilen çalıştay kapsamında, Türkiye için oluşturulması planlanan ağın amacı, yapısı, üyeleri, yönetimi, finansmanı ve faaliyetleri ile sorumlularının kimler olabileceği gibi sorulara yanıtlar aradılar. İkinci gün gerçekleştirilen "İşletmelere Temiz Üretim/Kaynak Verimliliği alanında Hizmet Sunulması için Yol Haritası Oluşturulması" başlıklı oturumda ise kaynak verimliliği konusunda politika, finansman, yaygınlaştırma gibi alanlarda belirlenen sorun alanlarının çözümü için gerçekleştirilmesi gereken faaliyetlerin neler olabileceği ile riskler ve engeller tartışıldı. Moderasyonu VGM uzmanları tarafından yürütülen ve altı farklı masada gerçekleştirilen çalıştayların ardından ortaya çıkan sonuçlar katılımcılarla paylaşıldı.
an image

İki güne yayılan çalıştayın sonuçları değerlendirildiğinde, kamu sektörü, özel sektör temsilcileri, finans kurumları ve STK'lar gibi Türkiye'de temiz üretim/kaynak verimliliği faaliyetlerinin ana paydaşları olan tarafların Türkiye'de kurulabilecek olası bir Kaynak Verimliliği Ağı'nın ana amacını konu hakkında eşgüdüm ihtiyacını karşılamak, bilgi paylaşımı ve işbirliği ile yeni finansman kaynaklarının oluşturulması yoluyla kaynak verimliliğinin artırılması olarak gördükleri ortaya çıktı. Ulusal bir ağın yanı sıra ihtiyaca yanıt verecek bölgesel ve sektörel ağların da oluşturulması önerilenler arasındaydı. Ağ yönetimin kamuda olması gerektiği görüşünün yanında bağımsız bir STK'nın daha esnek hareket edebileceği görüşü de dile getirildi. Türkiye'de böyle bir ağın sürdürülebilirliği için oluşturulacak organizasyonun, üyeleri için çeşitli hizmetler üretmesi ya da erişilmesini sağlaması gerektiği; kamu finansman desteğinin yanında üyelerin aidatları ve hizmet bedellerinin de uzun dönemli bir oluşumu getireceği belirtildi. İşletmelerin temiz üretim/kaynak verimliliği alanında hizmetlere erişimi için önerilen faaliyetler arasında ise, yapılan çalışmaların sürdürülebilirliği ve yaygınlaştırılması için uzman kaynağının geliştirilmesi, örnek uygulamaların artırılması ve etkin paylaşımı, bu konuda kamu spotlarının kullanımının sağlanması, politika geliştirme aşamasında finansman kuruluşlarının süreçte etkin bir biçimde yer alması ifade edildi. Çalıştayın sonuçlarının önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek toplantılarla paylaşılması ve geliştirilmesi amaçlanıyor.
an image
Program süresince gerçekleştirilen sunumlara ve çalıştay çıktılarını içeren rapora http://vgm.sanayi.gov.tr ve www.temizuretim.gov.tr adreslerinden ulaşılabilecek.

Çalıştay Sunumları